İçindekiler:

15 Aralık 2025
Sayı: KB 2025/15

Zorlu bir mücadele yılına hazırlanalım!
Saray-Şimşek sefalet bütçesi
Hanedanlık, çöküş korkusu ve histeri
Mehmet Uçum'un "sol tartışması".
"Sosyalizm Yeniden" konferansı üzerine.
Rejimin "suça teşvik" politikası
Erdoğan-Zelenski buluşması sönük geçti
Tutuklanan öğrenciler serbest bırakılsın!
Vahşi kapitalizmin kâr hırsı ve doğa talanı
Asgari ücret açıklamaları ve eylemleri
İşten atmalar yasaklansın!
Anarşizmi yeniden keşfetmek!
Direniş destanı: Birinci İntifada
Cihatçı terör kıskacında Suriye
AB'nin "barış" zirvesi.
"Ulusal Güvenlik Stratejisi" belgesi
ABD'nin yayılmacı hamlesi
G20 Zirvesi'nden yansıyanlar
Basel'de Ekim Devrimi ve parti etkinliği
İEKK Türkiye Meclisi sonuçları
Kadınlar mücadeleyi büyütüyor.
19 Aralık direnişi 25. yılında!
Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın

 

 

İEKK Türkiye Meclisi:

“Diren, örgütlen” çağrısıyla mücadeleyi büyütmeye!

 

İşçi Emekçi Kadın Komisyonları olarak 7 Aralık Pazar günü farklı sanayi bölgelerinden gelen katılımcılarla bir araya geldik. 25 Kasım etkinlik ve eylemlerimizin ardından, Dilovası’ndaki işçi katliamını bir kez daha andık ve meclisimizi insanca çalışma koşulları uğruna yürüttüğümüz mücadeleye atfettik.

Metal, petrokimya, tekstil, hizmet işkolları başta olmak üzere, birçok fabrikadan ve işyerinden işçi ve emekçi kadınlar, ayrıca üniversite ve liselerden genç kadınlar olarak son meclis toplantısından bu yana süregelen gündemleri ve mücadele deneyimlerini konuştuk. Meclisimizde “25 Kasım ve süreç değerlendirmesi”, “Dünya Kadın Konferansı Teorik Seminer deneyim ve gözlemleri”, “OVP, asgari ücret ve saldırılar” ve “8 Mart’a giden süreçte ne yapmalı? “ başlıkları ekseninde tartışmalar yürütüldü. 

Sunumlar, tartışmalar ve öneriler ekseninde İEKK Türkiye Meclisi şu değerlendirmeleri yaptı:

-Bu senenin 25 Kasım eylemleri yaygındı. 25 Kasım eyleminin ilk defa yapıldığı iller ve merkezler oldu. Buna rağmen eylemlerde nicelik olarak artış olmadığı gibi önemli eylem merkezlerinde azalmalar da gözlemlendi.

-25 Kasım eylemlerinde Dilovası katliamı, Rojin Kabaiş’in “şüpheli” bir şekilde yaşamını yitirmesi, kadın cinayetleri, “Aile Yılı” öne çıkan gündemler oldu. Ayrıca savaş ve saldırganlık politikalarına karşı şiarlar da alanlara yansıdı. İşçi kadınların alanlara çıkmasında gözle görülür bir değişiklik olmamasına rağmen Dilovası katliamı üzerinden kadın işçilerin gündemleri daha görünür oldu.

-25 Kasım’ın havası grev ve direniş alanlarına da yansıdı. Birleşik Metal-İş ve Petrol-İş başta olmak üzere, bir dizi sendika tarafından fabrikalarda kadına yönelik şiddet gündeme getirildi, eylemler örgütlendi. Dilovası katliamı özel bir gündem olmasına rağmen eylemlerde diğer yıllara göre farklılaşan bir katılım düzeyi gözlenmedi. 

-Yapısal zaafları nedeniyle kadın hareketi her ne kadar kadınlara dönük saldırıları püskürtmekten uzak olsa da kadınların ezilmişliğine yönelik sorunları gündemde tutma konusunda sürekliliği sağlıyor. Ancak sınıf hareketinin verili zayıflığı da mevcut hareketin açmazlarını aşmasını zorlaştırıyor.

-AKP iktidarının ekonomik yol haritasını oluşturan Orta Vadeli Program (OVP), bir kriz programıdır. Bu program çerçevesinde ekonomik krizin tüm yükü işçi ve emekçilerin üzerine yıkılmaktadır. OVP kapsamında kapitalistlerin çıkarları için ücretler baskılanmakta, esnek çalışma yaygınlaşmakta, “reform” adı altında TES (Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi) hayata geçirilmek istenmekte, mesleki eğitimle çocuk emeği sömürüsü adım adım yaygınlaştırılmaktadır. 

Ekonomik kriz işçi ve emekçi kadınları da doğrudan etkilemektedir. Kadın işçilerin büyük çoğunluğu ortalama ücret haline gelen asgari ücret almakta, kriz gerekçesiyle işçi kıyımlarının ilk kurbanı olmakta, “esnek çalışma” adı altında güvencesiz ve kuralsız çalışmaya mahkum edilmektedir. 

-Kadınların sermayenin orta vadeli ihtiyaçları doğrultusunda çocuk doğurmaya teşvik edilmesi ve çocuk bakımının kadınlar üzerinden planlanması, aynı zamanda esnek ve düşük ücrete çalışmanın dayatılması da OVP ile uyumluluk taşımaktadır. 

-“Aile yılı”, “doğurmaya teşvik” politikaları ve bu eksende ortaya konan kampanyalar üzerinden kadınlara ev içi yaşam ve çocuk bakımı yükü ambalajlanarak sunulmaktadır. Aile yılıyla ilgili lise ve üniversitelerde seminerler, toplantılar yapılmakta, annelik ve çocuk doğurmak lise sıralarında empoze edilmektedir.

-Kadın cinayetleri her geçen gün artarken hazırlıkları devam eden 11. Yargı Paketi, kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri konusunda var olan kaygıları gidermek bir yana, artırmaktadır.

- Meclisimizde İEKK’nin de katıldığı “Sosyal ve ekolojik dönüşümde kadınların tuttuğu yer”, “Kadınların kurtuluşu (kadın devrimi-sosyalist devrim)”, “Faşizm ve emperyalizm” başlıklı üç ana tema üzerinden tartışmaların yürütüldüğü Dünya Kadın Konferansı (WWC) Teorik Semineri’nin gözlem ve deneyimleri paylaşıldı. Kapitalist/emperyalizm karşıtı çizgide konumlanmış bir kadın mücadelesinin önemi ifade edildi.

***

Önümüzdeki dönem izlenecek mücadele hattı ve yüklenilmesi gereken noktalar konusunda meclisimiz şu kararları aldı:

-”Baskı, şiddet ve sömürü düzenine karşı direnişe, örgütlenmeye!” şiarıyla çalışmalarımızı sistematikleştirdiğimiz ve komisyonlarımızı güçlendirdiğimiz bir sürecin ardından haklarımız, hayatlarımız ve geleceğimiz için “Diren, örgütlen” çağrımızı yaygınlaştırmaya ve yoğunlaştırmaya devam edeceğiz. Kadın işçilere yönelik faaliyetler kapsamında kitle çalışmasında yoğunlaşmayı, fabrika eksenli çalışmada derinleşmeyi hedefliyoruz. Bunlara ek olarak, güncel gündemlere dönük refleks tutumlar geliştirmenin önemli olduğunun altını bir kez daha çiziyoruz. 

-Kapitalizmin krizinin etkilerinin derinleştiği, yükünün işçi ve emekçilerin omuzuna bırakıldığı bir süreçte “Krizin faturasını kapitalistler ödesin!” çağrısı kadın işçi çalışmamızın temel hattı olacaktır.

-Hem asgari ücret hem peşi sıra gelen Ocak zamları döneminde kadın işçilere dönük “İnsanca yaşamaya yetecek ücret” talebiyle faaliyetler yürüteceğiz.

-Güvencesizliğin, kayıt dışılığın ve denetimsizliğin en somut hali Dilovası’dır. Tüm çalışma yaşamını gün be gün Dilovası düzlemine çekmeye çalışan sermayenin politikalarına karşı duracak, Dilovası’ndaki işçi katliamının hesabını sormak ve “güvenceli çalışma” hakkını kazanmak için mücadeleyi yükselteceğiz. 

-MESS Grup TİS ve bireysel sözleşmelerin yürütüldüğü fabrikalarda kadın işçilerin sorun ve taleplerini öne çıkaran seslenmeleri, müdahaleleri ve örgütlenmeleri çalışmamızın öncelik noktasına çevireceğiz.

-Grev ve direnişlerdeki kadınlarla ilişkilerimizi süreklileştirecek, güçlendirecek ve dayanışma ziyaretleri yapmanın ötesine taşıyabilmeyi hedefleyeceğiz. Aynı zamanda grev ve direnişlerdeki kadın işçilerin gücünü sanayi havzalarındaki, fabrikalardaki, işyerlerindeki kadın işçilere taşıyan çalışmalarımızı sistematik hale getireceğiz.

-Tüm bunlarla birlikte kadın işçiler arasında odak noktaları ve mücadele deneyimleri oluşturarak özgüven kazanmalarını sağlayacağız.

-Çifte sömürü ile cinsel ezilmişlik bağlantısını daha iyi ele alan bir çalışma hattı öreceğiz. 

-Kadın sorunu ve kadınların kurtuluşu bağlamında ideolojik ve teorik mücadeleye de yoğunlaşacağız.

-Proleter kadın hareketini ideolojik ve politik olarak temsil ediyoruz, pratik ve örgütsel anlamda da bir güç ve taraf olma bilinciyle hareket edeceğiz.

İşçi Emekçi Kadın Komisyonları

12.12.2025