AB’nin “barış” zirvesi...
Ukrayna savaşı için 90 milyar Euro “kredi”
Avrupa Birliği (AB) şeflerinin toplantısı, 15 Aralık 2025 Pazartesi günü Berlin’de gerçekleştirildi. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir?Zelenski’nin de katıldığı zirvede çeşitli güvenlik garantileri, ekonomik destek ve savaşın nasıl sürdürüleceğine dair görüşmeler yapıldı. Ukrayna için sözde “barış planı” görüşüldü. Oysa Almanya başta olmak üzere Avrupa’nın önde gelen güçleri, NATO’nun Rusya’ya karşı yürüttüğü savaşın uzatılması ve daha tehlikeli bir boyuta taşınması için her türlü çabayı gösterdi. Şansölye Friedrich Merz, Berlin’i “barış çabaları için bir merkez” diye tanımlasa da düzenlenen bir “savaş” zirvesiydi. Avrupalı devlet ve hükümet başkanları bu zirvede, yeni koşullar altında savaşı nasıl sürdüreceklerini tartıştılar.
AB şefleri, Ukrayna’nın Rusya’ya karşı savaşı sürdürmesini sağlamak için önümüzdeki iki yıl içinde 90 milyar Euro’luk bir “kredi” sağlama sözü verdiler. Zirvede saatlerce süren tartışmaların ardından, 27 üye devletten 24’ü Avrupa Komisyonu’nun bu amaçla bir kredi çekmesine karar verdi. Ukrayna, krediyi ancak Rusya’nın 2022’de başlayan savaşın neden olduğu yıkım için tazminat ödemesi durumunda geri ödemek zorunda kalacak. Almanya Başbakanı Friedrich Merz ve Avrupa Konseyi Başkanı António Costa’nın da vurguladığı gibi, AB’deki dondurulmuş Rus devlet varlıkları o zamana kadar dokunulmadan kalacak.
Dondurulmuş Rus varlıkları krizi
Ukrayna-Rusya savaşını körüklemek için, Zelenski rejimine 90 milyar Euro “kredi” verme kararı alan AB şefleri, bu krediyi finanse etmek için dondurulmuş Rus varlıklarına el konulması konusunda ise anlaşamadılar. Ukrayna’ya finansal “destek” sağlanmasının anlamı, savaşın devamının ekonomik olarak güvence altına alınmasıdır. Bu kredinin esas işlevi, Batılı emperyalistlerin çıkarlarını korumak ve savaşın devamını finansal olarak desteklemektir. Ancak Rus varlıklarının gasp edilmesi konusunda yaşanan anlaşmazlık, Avrupa Birliği içindeki çelişkileri açığa çıkardı. Ukrayna’ya mali “yardımın” artırılması, Avrupalı kapitalist güçlerin kendi ekonomik ve siyasi çıkarlarını korumak üzerine şekillenirken, devletler arasındaki çıkar çatışmasını da gözler önüne serdi.
AB şefleri, kredi verme kararını bir başarı olarak sundular. AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, verilen “destekle” savaşın 2026 ve 2027 yılları için garanti edildiğini vurguladı. İddia edildiğine göre, Ukrayna’nın silah alımları için ayırdığı bütçe ve fonlar Nisan ayında tükenecek. Savaşın hızı yavaşlamasın diye AB’nin parası “tam zamanında” devreye girecek.
Uluslararası Para Fonu da (IMF) AB şeflerini takdir ediyor. IMF, AB kredisi sayesinde Ukrayna’nın gelecek yıl ve 2027’deki finansman ihtiyacının üçte ikisinin karşılanabileceğini öngörüyor. Geri kalan kısmın ise diğer Batılı emperyalistler ve IMF tarafından sağlanması bekleniyor. ABD’nin mali desteğini geri çekmesi, Ukrayna savaşının devamı için AB fonlarına duyulan ihtiyacı arttırdı. Nitekim ABD-NATO kuklası Zelenski, kredi sağlanmazsa insansız hava aracı üretiminin azalacağını, uzun menzilli saldırı kapasitesinin askıya alınacağını belirterek, efendilerinden para dilenmişti.
***
Savaşın devamı için verilen “kredinin” Ukraynalılara faturası ağır olacak. Ekonomik çöküşün daha da derinleşeceği, borç faizlerinin vergi mükelleflerine ek yükler bindireceği belirtiliyor. Bundan dolayı hem AB şefleri hem Kiev’deki kukla rejim, Rusya’nın AB’deki varlıklarına göz dikmek istiyor. Ancak Rus varlıklarını gasp etmenin yaratabileceği olası sonuçlar, şimdilik AB şeflerini bu konuda frenliyor. AB şeflerinin bir kısmı bu konuda pervasızca açıklamalar yaparken, Belçika Başbakanı Bart de Wever gibileri ise Rus varlıklarının kredide kullanılmasına karşı çıkıyor. De Wever’in endişesi, Rusya’nın dava açması halinde Belçika’nın mali krize sürüklenme riskinin yüksek olmasıdır. Zira dondurulmuş Rus varlıklarının büyük bir kısmı Belçika merkezli Euroclear’da bulunuyordu.
Avrupa içindeki çıkar çatışmaları
Macaristan Başbakanı Viktor Orban ile Belçika Başbakanı Bart De Wever gibi Rus varlıklarının kredi için kullanılmasına şiddetle karşı çıkıyor. Slovakya ve Çek Cumhuriyeti de karşı çıkanlar arasında yer aldı. Almanya Başbakanı Merz ise, Rusya’nın varlıklarının dondurulmuş halde kalacağını belirtti. Eğer Rusya Ukrayna’ya tazminat ödemezse, AB dondurulmuş varlıkları Ukrayna’ya olan borcunu ödemek için kullanabilir. Şansölye, Brüksel’deki altı saatlik müzakereler sırasında Rus devlet varlıklarının doğrudan kullanımına ilişkin önerisinin çok karmaşık olduğunu kabul etti. Bununla birlikte, Rusya’nın savaşın bedelini ödemesini sağlama hedefine ulaşıldığını iddia etti.
Brüksel’de cuma sabahı sona eren AB zirvesinin ardından konuşan Merz, “Bugünkü kararlarla Ukrayna önümüzdeki iki yıl için finanse edilecek. Bu Ukrayna için iyi, Rusya için ise oldukça kötü bir haber” dedi. Savaş ateşine benzin dökmek için verilen krediye atfen, “Ukrayna için iyi bir gün” ifadesini kullanan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da Merz ile aynı telden çaldı.
AB halklarını da kandırmaya çalışan Merz, şunları da ekliyor: “Esasen bir taahhütte bulunuyoruz. Ancak bu, ulusal bütçelere yük getirmeyecek, her şey AB aracılığıyla halledilecek… Bu kredi Rus varlıkları ile güvence altına alınmıştır ve Rus varlıkları kullanılarak geri ödenecektir.”
AB şefleri Ukrayna’ya “desteği” sürdüreceklerini ve ABD fonlarının çekilmesiyle oluşan boşluğu dolduracaklarını vurguluyorlar. Oysa Rusya karşısında temkinli duruşları ve ayaklarına dolanan mali engeller, kıta içindeki kapitalist çıkar çatışmalarını ve emperyalist ilişkilerin karmaşıklığını gösteriyor. Bu süreçte Avrupa’nın Ukrayna’ya mali ve askeri “destek” sağlama kararlılığı, Avrupalı kapitalist devletler arasındaki uyumsuzluk, sermaye güvenliği ve emperyalist güçler arasındaki çelişkiler de sınanıyor.
|