İçindekiler:

15 Aralık 2025
Sayı: KB 2025/15

Zorlu bir mücadele yılına hazırlanalım!
Saray-Şimşek sefalet bütçesi
Hanedanlık, çöküş korkusu ve histeri
Mehmet Uçum'un "sol tartışması".
"Sosyalizm Yeniden" konferansı üzerine.
Rejimin "suça teşvik" politikası
Erdoğan-Zelenski buluşması sönük geçti
Tutuklanan öğrenciler serbest bırakılsın!
Vahşi kapitalizmin kâr hırsı ve doğa talanı
Asgari ücret açıklamaları ve eylemleri
İşten atmalar yasaklansın!
Anarşizmi yeniden keşfetmek!
Direniş destanı: Birinci İntifada
Cihatçı terör kıskacında Suriye
AB'nin "barış" zirvesi.
"Ulusal Güvenlik Stratejisi" belgesi
ABD'nin yayılmacı hamlesi
G20 Zirvesi'nden yansıyanlar
Basel'de Ekim Devrimi ve parti etkinliği
İEKK Türkiye Meclisi sonuçları
Kadınlar mücadeleyi büyütüyor.
19 Aralık direnişi 25. yılında!
Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın

 

 

Basel’de kitlesel Ekim Devrimi ve parti etkinliği

 

Ekim Devrimi’nin 108., TKİP’nin kuruluşunun 27. yılı vesilesiyle “Bunalımlar, savaşlar ve devrimler yüzyılında... Sınıf ve parti” şiarı ile bir etkinlik düzenlendi. 

Pazar günü (30 Kasım) saat 14.00’de yapılan etkinlik kitlesel bir katılımla gerçekleştirildi. Etkinlikte “Bizler için anlamı büyük olan iki yıldönümünü kutlamak için bir aradayız” denilen yapılan açılış konuşmasında “Kapitalist sömürü ve zorbalığın, savaş ve saldırganlığın hız kesmeden tırmanmaya devam ettiği” bir yılın daha geride bırakıldığı söylenerek, devrim ve parti mücadelesini büyütme çağrısı yapıldı. Katılımcılar selamlandı ve enternesyonal eşliginde saygı duruşu yapıldı.

Program, emperyalist saldırganlık ve savaşlarla, siysal gericiliğinin tırmanmasıyla, proleter kitle hareketleri ve halk isyanlarıyla belirlenen dönemi konu alan sinevizyon gösterimiyle devam etti. Bunu şiir dinletisi izledi. Ardından söz ana konuşmacıya bırakıldı. Katılımcıların selamlanmasının ardında etkinliğin şiarı çok kısaca gerekçelendirildi ve “Kapitalist dünyanın içine sürüklendigi çoklu krizlerin tam ortasında ve tarihin kritik bir kavşağında duruyoruz” denildi. Konuşmada, yeni bir savaş tehlikesine, burjuva demokrasilerinin çözülüş sürecine, iklim krizine, zenginlik içinde milyarlarca insanın yokluk ve yoksulluk yaşadığına işaret edildi. Bu gelişmeleri, dört bir yanda yaygın ve zengin sosyal mücadelelerin takip ettiği vurgulandı. Böyle bir süreçte, örgütlü işçi sınıfının bilinçli müdahalesi ve partinin yönlendirici gücünün tayin edici önemine dikkat çekildi. Ekim Devrimi’nin tarihsel ve güncel önemine değinilen konuşmanın devamında Ekim Devrimi’nin teori ve pratiğine, ideallerine ve ilkelerine, tarihsel kazanımlarına dönük saldırılara ve onun bugün de sosyalizm savunusu altında bunun devam ettiğine dikkat çekildi. Bugünün dünyasına damgasını vuran temel önemdeki sorunlar olarak, ekonomik kriz, sosyal ve siyasal kriz, emperyalist bunalımlar anlatıldı. Bunların doğal ve kaçınılmaz sonucu olarak ayaklanma ve isyanlara varan sınıf ve kitle hareketlerine değinildi. Emperyalist metrepoller başta olmak üzere, dünya ölçüsünde adına otoriteleşme denilen faşizan egilimlerin güç kazandığına dikkat çekildi. Siyasal gericiliğin, kendisini ırkçı-faşist hareketlerin büyümesi, polis rejimlerin olağanlaşması, siyasal özgürlüklerin peyder pey gasp edildiğine vurgu yapıldı. 20. yüzyılda kapitalizmin merkezi olan Avrupa’da faşizmi iktidara taşıyan koşulların bugün de mevcut olduğuna işaret edildi. İnsanlığın bir kez daha kapitalizmin barbar ve çirkin yüzüyle tanışma tehlikesine dikkat çekildi. Konuşmasının devamında, günümüz dünyasına damgasını vuran en yakıcı olgulardan birinin de savaşlar olduğu gerçeğinin altı çizildi. Konu konuşmada farklı yanlarıyla irdelendi. Konuşmanın devamında, dünya ölçüsünde işçi sınıfı hareketinin ve halk ayaklanmalarının yeni bir tarihi evresinin başladığı, güncel gelişmeler üzerinde özetlendi. Dünyamızın çehresinin sadece bunalımlar ve savaşlarla karekterize edilmediği, tarihsel olarak devrimler dönemi içine de girildiği anlatıldı.

Ortadoğu ve bu kapsamda Filistin, Kürt sorununa da değinilen konuşmada Kürt sorununun bugünkü evresi üzerinde duruldu. Bir yılın ardında Kürt hareketinin “barış ve demokratik toplum süreci” olarak yaptığı tanımın bir karşılığı olmadığı, ayrıca Türkiye’nin barışa ve demokratik topluma değil, kuralsız bir dinci-faşist diktatörlüğe doğru sürüklendigine işaret edildi. Kürt halkına eşitligi ve özgürlügü ancak devrimin verebilecegi belirtildi.

Konuşmada sınıf ve Parti olgusu üzerinde duruldu. TKİP’nin bütün dikkatini işçi sınıfına verdigi, pratik çabası ve enerjisinn en büyük bölümünü işçi sınıfını devrimcileştirmeye, onu  devrimci sınıf savaşına yöneltmeye ayırdığı üzerinde duruldu. Türkiye’de devrim ve sosyalizmin geleceğinin buna bağlı olduğu vurgulandı.  

Etkinlik konuşmanın ardından sonlandırıldı.

Kızıl Bayrak / İsviçre

 

Veysel Akgül yoldaş anıldı

 

2020 yılında pandemi esnasında kaybettiğimiz devrimci işçi Veysel Akgül yoldaş Frankfurt’ta, bugün (24 Aralık) Çarşamba günü yapılan bir etkinlikle anıldı.

Güneş Tiyatrosu’nda yapılan etkinliğe, yoldaşlarının yanı sıra, devrimci dostlar ile akrabalarından oluşan bir topluluk katıldı. “Veysel Akgül yoldaş kavgamızda yaşıyor, unutmayacağız! TKİP” pankartının asıldığı etinlik, kısa bir açılış konuşması ve saygı duruşuyla başladı. 

Ardından Veysel Akgül’ün hayatını kaybetmesine de sebep olan Covid-19 pandemisinin bu sistemin işleyişiyle olan dolaysız bağını ifade eden bir konuşma yapıldı. Konuşma, pandemi de dahil karşı karşıya olduğumuz, militarizm, savaş, silahlanma, ırkçılık ve yoksulluk gibi tüm toplumsal sorunların kaynağı olan kapitalizme karşı tek çıkış yolunun sosyalizm mücadelesi olduğu belirtildi. Bunun da ancak örgütlü devrimci mücadeleyle mümkün olduğu vurgulandı. Ayrıca toplumda sağlık hizmetlerinin, olmazsa olmaz bir kamu hizmeti olması gerektiği, bu konuda Sovyetler Birliği’nde uygulamaya konulan son derece gelişmiş ve örnek pratiklerden bahsedildi. Bu konuşmayı, güncele ilişkin kimi tamamlayıcı konuşmalar ile Veysel yoldaşa ilişkin bazı tanıklıkların dile getirildiği konuşmalar izledi. Konuşma sosyal saldırılara, militarizme ve siyasal gericiliğe karşı mücadeleyi yükseltme çağrısıyla sona erdi.

Veysel yoldaşın oğlu tarafından, yoldaşa ait şiirlerin de yer aldığı şiirler okundu.

Etkinlik, yenilen yemekler ve Amargi adlı müzik grubunun seslendirdiği Kürtçe ve Türkçe ezgilerin ardından sona erdi.

Kızıl Bayrak / Frankfurt