Tutuklanan öğrenciler serbest bırakılsın!
G. Umut
“Türkiye Yüzyılı”nda mesleki eğitim: Kölelik ve çocuk işçi ölümleri
“Türkiye Yüzyılı Mesleki ve Teknik Eğitim Zirvesi“ tamamlandı. Söylendiğine göre zirveden çıkacak rapor AKP şefi Tayyip Erdoğan’a sunulacak. 5 Eylül 2024’te TÜSİAD, “Geleceğimiz İçin Eğitimi Birlikte Konuşmak Konferansı”nı toplamış, konferansın ardından “Mesleki Eğitim Politika Belgesi” yayınlanmıştı. Bu konferanslar, belgeler ve zirvelerde sermaye kendi yol haritasına uygun adımlar atıyor. Temelli bir rota değişimi yoksa eğer, yapılan sunum ve konuşmalar bir öncekinin devamı ve yeni gelecek adımın habercisi oluyor. AKP-MHP rejimi ise kapitalistlerin çizdiği yol haritasını hayata geçirmek için politikalar belirliyor, yasalar çıkarıyor. Bu uğursuz işbirliğinin sonuçlarından biri de MESEM’ler oldu. Bu uygulama ise sadece çocuk işçi sömürüsünü değil, çocuk işçi cinayetlerini de gündeme getirdi.
Çocuk işçi cinayetleri tartışılırken, Milli Eğitim Bakanlığı‘nın (MEB) İstanbul‘da düzenlediği Mesleki Eğitim Zirvesi‘nde MESEM programını protesto eden TİP’li Öğrencilerden 16’sı “mala zarar vermekten” tutuklandı. Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’na üye öğretmenler ise gözaltına alındı ve ertesi gün serbest bırakıldı. Baskı ve zorbalık politikalarının güncel yansıması olan bu gözaltı ve tutuklamalar, rejimin içerisinde bulunduğu durumu göstermektedir. Çocuk emeği sömürüsüne, emeğin kölelik prangalarıyla kıstırılmasına, çocuk işçi cinayetlerine karşı çıktıkları için öğrenciler tutuklanmaktadır. Bu kokuşmuş rejimde çocuk işçileri öldürmek serbestken cinayetleri protesto etmek suç sayılıyor.
***
Zirveden yansıyan bilgiler çok sınırlı: Milli Eğitim Bakanı’nın konuşması, sermaye temsilcilerinin yaptıkları konuşmalardan parçalar ve Türkiye Gazetesi’nde yayınlanan haberler var. Eğitim Bakanı’nın konuşmasından yansıyan ise “başarı hikayelerinin” yanı sıra, daha önce yayınlanan Mesleki Eğitim Politika Belgesi’nin hedeflerini tekrarlamak oldu. Yandaş Türkiye Gazetesi’nde yer alan habere göre, „mesleki eğitimi özendirmek için yapılabilecekler“ ikinci günün konusuydu. Konuşanlar kapitalistlerin temsilcileriydi: Ankara Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç, Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mustafa Gültepe, MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir, Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran. Çoğu konuşmada meslek mezunu ve istihdama katılanlara evlilikte hibe destekleri, askerlik görevi muafiyeti, gelir vergisi istisnası gibi “imkanların” sunulmasının düşünüldüğü ifade edildi.
Kapitalistler “Türkiye Yüzyılı”na yakışır biçimde “durmak yok yola devam” diyor. Bu yanıyla “evlilikte hibe destekleri” ve “askerlik muafiyeti”nin amacı çocuklara bu sömürü düzenini “cazip” kılma kaygısını yansıtıyor. Bugüne kadar “bilekte altın bilezik” diye pazarlanan “meslek öğretme” ve “meslek edindirme” söylemi bol bol kullanıldı, ama bunların artık yetmediği görülmektedir. Bundan dolayı mesleki eğitimin “tercih edilebilir” olması için “özendirici” vaatlerde bulunuyorlar. Kapitalistlerin bu talebi, saray rejiminin politikalarıyla çocuklar için “zorunlu” hale getiriliyor. Zorunlu eğitim süresiyle ilgili tartışmaların bir boyutunu AKP’nin dinci-gerici ideolojiyi genç kuşaklara dayatma politikası oluşturuyor. Öte yandan sermayenin ihtiyaçlarını karşılamak hedefleniyor.
Mesleki eğitim alanı, kapitalistler için kriz koşullarında “nefes alma” aracına dönüştürülürken, eğitim ve sanayi alanlarının sermayenin ihtiyaçlarına göre dizayn edilmesini de sağlıyor. Mesleki eğitimde atölyelerde, stajda kapitalist sömürü dişlileri arasında ucuzun da ucuzu iş gücü olarak kullanılan gençler, giderek üretimin temel bileşenleri haline getirilmektedir. Bu haliyle çocuk emeği sömürüsü “eğitim” adı altında perdelenmiş ve kölelik koşulları resmileştirilmiştir. Eğitimin bir parçası olarak planlanması gereken atölye ve staj süreçleri, “üretim sürecinde verilen eğitimler” olarak kodlanmakta ve gençler MESEM’lerle dört gün üretimde bir gün eğitim alanında tutulmaktadır. “Türkiye Yüzyılı”nda mesleki eğitim budur.
Bu dizginsiz sömürü koşullarında 2025’in Kasım ayına kadar 85 çocuk işçi iş cinayetinde öldürüldü. Bunların bir kısmı MESEM kapsamında çalışan öğrencilerdi. Hal böyleyken „Türkiye Yüzyılı Mesleki ve Teknik Eğitim Zirvesi“ kapitalistlerin çocuk emeğini daha fazla sömürmesi için yeni planlar ortaya koymaktadır. “Mesleki eğitim, sanayi sektörümüze yeterli katkı sağlayamıyor” diye şikayet eden kapitalistler, Dünya Ekonomik Forumu İşlerin Geleceği Raporu’nu işaret ederek “Çok yakın gelecekte 83 milyon işin kaybolacağını ve 69 milyon yeni işin ortaya çıkacağını” duyurdu. Kapitalistler ve sarayın Eğitim Bakanı, toplanan zirvede mesleki eğitim alanının sermayenin ihtiyaçlarına yanıt verecek şekilde dizayn edilmesini kolaylaştıracak adımların atılmasını gündeme getirdiler.
AKP iktidarının eğitim politikalarının çıktısı artan çocuk işçi katliamı, çocuk emeği sömürüsünün katmerleşmesi, cemaatler ve vakıflarla yapılan gerici protokollerdir. Kan emici asalak kapitalistler bu uygulamaların daha da yaygınlaştırılmasını talep ediyor. Sermayeye hizmette kusur etmeyen saray rejimi ise doğasına uygun hareket ediyor ve “benden sonrası tufan” diyor. Bu gidişata dur demenin, emeğin üzerindeki kuşatmayı parçalamanın ve sömürü politikalarını geri püskürtmenin yolu, işçi sınıfının “kadını ve erkeği, genci ve yaşlısı” ile mücadele sahnesine çıkarak, devrimci sınıf hareketini büyütmesinden geçiyor.
"Çocukların kanı ellerinizde” dedikleri için tutuklanan öğrencilerle dayanışma içinde olmak ve mesleki eğitim adı altında vahşi sömürü çarkları arasına atılan çocukların haklarını savunmak için birleşik mücadele, örgütlü direnişi yükseltme zamanı.
|